Haberler:

www.canlitvizleyiniz.com

Hırs ve Kibir (Okunma sayısı 54 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

melih demirtaş

* 05 Mart 2019, 16:48:28



Hırs ve kibir bir çok kişinin farkında olmadan ya da farkında olduğu halde davranışlarına yansıtarak yanında gezdirdiği 2 amansız düşman gibidir. Psikolojik notlara baktığımızda daha çok eğitimsiz ve kültürü daha düşük toplumlarda parası ve de sahip olduğu maddi ve manevi olanaklarla kendi yaşamış olduğu toplum içerisinde sivrilen insanlarda (kişilerde) gözlemlenir. Peki, hırs ve de kibir neden biz insanlara (kişilere) düşmandır? Aslında bunun bir çok cevabı vardır ancak bu 2 düşman sadece bir insanlara değil çevremizdeki canlılara da (hayvan ve bitkiler)  zarar vermektedir. Mesela, bir kasap daha da fazla para kazanma hırsı ile daha fazla talep çekme doğrultusunda girdiği kampanyalar ile daha fazla hayvanın ölümüne yol açabilmektedir. Başka bir örnekle daha fazla para kazanmak için bir çiçekçi daha fazla bitkiyi öldürebiliyor. Bu gezegende yaşamamızın bazı kuralları olduğu açık ve net bir şekilde olarak ortadadır. Kendi yaşamsal faaliyetlerimiz ve bu yaşamsal faaliyetlerimizin standartların üzerine çıkarmaya çalıştığımız zaman biz insanlar ve doğada bulunan bütün canlılar için büyük tehlikeler taşımaktadırlar.
İnsanlar inanılmaz derecede hırslı olabiliyorken, öyle ki insan kendiside dâhil sayısızca canlının (hayvan ve bitkinin)  yaşam alanlarını daraltıp yaşamlarını sonlandırabiliyoruz. Peki, hırsı oluşturan en büyük etkenler nelerdir?
Değerli okurlarım hırsı oluşturan en büyük etken her zaman olduğu gibi insandaki “daha fazlasının olması” mantığı ve düşüncesidir. Bu düşüncenin ve bu mantığımızın önüne geçebiliyorsak işte o zaman gerçekten medeni ve uygar bir bir toplum olmuşuz demektir.
Kibir için öncelik ile şunu belirtmek isterim insandaki hırstan ve cehaletten beslenen ve sonuçları bazen ölüme kadar gidebilen davranış ve bir düşünce şeklidir. Kendini yaşadığı toplumdan üstün görmek ya da toplumdaki belirli kişilerden daha üst düzey de görme halidir. Kibir hırsla doğar ve cehalet ile yoluna devam eder.
Eğitim sisteminin neredeyse %55’ıini oluşturan aile faktörünün sağladığı eğitim üst seviyesi bir çok alanda toplumumuzda fiyaskoya dönüşmüştür. Kadınların hor görülmesi bunlardan yalnızca bir tanesidir olmaktadır. Aslında bebek doğumundan dokuz yaşına kadar aileden örnekler alarak kendisini besler, hırs ve kibir hatta cehalet bile bu yaşlarda başlamaktadır. Anne öğrenirse öğrendiğini çocuğuna öğretebilir. Bir toplumu bitirmenin en keskin yolu kadınların eğitim almalarının önüne geçmek. Şu anda ülkemizde bu plan ve de düşünce sistemi uygulanmaktadır. Ülkemiz de hızla cahil ve kibirli bireyler yetiştirilmektedir, çünkü kadınlarımız yıllarca “kız çocukları okutulmaz günahtır” gibi safsatalarla aldatılmıştır ve yobazlaştırılmıştır. Kadın kendisi cahil ne öğretsin çocuğuna, çocuğu cahil ne öğretsin evladına. Bu sistem bu şekilde sürdüğü sürece toplum ve insanlık hiçbir şekilde gelişmez.
Peki, toplumun ve insanların gelişmesi için ne yapmalıyız? Bunun iki büyük adımı var, ilk adım başınızdaki cahil siyasetçileri def edeceksiniz. Daha sonraki adım ise çocuklarınızı kız ya da erkek ayrımı gözetmeden bilim ve sanat yönlendireceksiniz. Karakterleri oturmamış ve her izlediği sinema ya da diziye göre karakteri şekil değiştiren insanlar, dünyanın en tehlikeli ve en kötü insanlarıdır. Bu tür bireyler ve insanlar kendilerinden önceki kuşak gibi cahil, kibirli ve hırslıdır, çünkü o tür insanlar sadece ailelerini taklit ederler.

Kayıtlı