Haberler:

www.canlitvizleyiniz.com

Amin (Amen) Nedir? Ne İçin Kullanırız? (Okunma sayısı 72 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

melih demirtaş

* 01 Mart 2019, 00:09:31





Müslümanlar, duasını tamamladıktan sonra söyler bu kelimeyi… “Amin” kelimesi ağzından çıkarken elleriyle tüm yüzünü kapatarak ve alından çeneye doğru bir sıvama hareketiyle tamamlar dini ritüelini.
Hıristiyanlarda ise parmak uçlarıyla hac işaretini yaparak dua ritüelini bitirerek “Amen” kelimesi ağzından dökülür.
Peki, ne demektir birbirine bu kadar çok benzeyen, ve anlam olarak da ayni olabileceğini düşünebileceğimiz bu dört harfli kelime?
 Acaba ettiğimiz duanın bittiğini bildirmemiz mi gerekmektedir Allaha? Sadece “bitti” dersek de olur mu?
Bu kelime bir nevi bilgisayar kodlarındaki “Giriş” komutu gibi midir? Ve ya yazılmış bir e-maili göndermeye yarayan “Gönder” düğmesi görevi mi görür? Söylenmediği takdirde dualarımız isleme sokulmayacak mıdır?
 “Bitti” veyahut “amin” demezsek Tanrı (Allah) acaba fark edemeyebilir mi dua etme işlemimizin sonlandığını?
Kuran’da da “amin” kelimesi geçer mi?
Eski Mısır Tanrısı Amon-Ra’nın bu işle bir ilgisi olabilir mi?
Sorularımızı daha da fazla uzatmadan biraz tarihe gidelim isterseniz…
M.O. 14. YY’da Mısır Tanrı Firavunlarından Amenofis (diğer adıyla Amenhotep IV) ve karisi Nefertiti, monoteizmi (tek tanrıcılık) benimser ve yeri ve göğü yaratan tek Tanrının Aton  olduğunu kabul eder. Kendi ismini de Akhenaton (Aton’un hizmetkârı) olarak değiştirir. Tarihteki ilk tek tanrı inancını icad etmesiyle bilinse de ölümünden sonra Amon rahipleri tarafından izleri büyük ölçüde silinir. Amon rahipleri bununla da kalmaz, Akhenaten’in oğlu Tutankhaten (Aten’in yasayan görüntüsü) ismini de Tutankhamun (Amun’un yasayan görüntüsü) olarak değiştirirler. Resimde Akhenaten, karisi Nefertiti ve oğlu Tutankhamun ile tek Tanrı Aton’a ibadet ederken görülürler.
Acaba Akhenaton’un izleri silinmeye çalışılmasa, şu anda okunan dua sonlarında Amin yerine Atin diyebilir miydik?
Ahkenaton’un ölümü ile Amon rahipleri tarafından en büyük Tanrı yeniden Amon olarak kabul edilir ve çok tanrılı dine dönüş yapılır. Amon’un diğer tanrılardan en büyük farkı yoktan var olmuş olması ve diğer tanrılar gibi anne babasının olmamasıdır. Amun, tanrıların kralı olarak kabul edilmiştir ve tek tanrılı dine biraz da olsa vurguda bulunmuştur. Osiris ile birlikte en çok kayda sahip olduğumuz Mısırlıların tanrısıdır.
Bölgeyi gezen Yunan tarihçileri, Amun’un kendi tanrıları Zeus’un karşılığı olduğuna karar verirdiler
Amun önem kazandıkça diğer bölgelerin Tanrılarıyla da özdeşleştirilecek ve de  nihayetinde Amun’un aslında Ra’yı da temsil ettiğine karar verilecek, adı da Amun-Ra olarak bilinmeye başlanacaktır. Ra, güneşin görünen yüzünü temsil ederken Amun ise Güneşin gizemli yüzünü temsil edecek anlamına gelmektedir.
Zamanla Isis ve Osiris önem kazandıkça Amun’un popülaritesi azalacak fakat nihayetinde onların oğulları olan Horus’la özdeşleştirilerek yeniden eski önemini korumayı başaracaktır.
Mısır dışındaki bölgelerde de Amun’a benzeyen isimlerle tapınılacak  Amen adı ise ‘Amane’, ‘Arkamane’, ‘Ammonia’, ‘Ammonite’ gibi olan formlar alacaktır. Libya’da ‘Amun’, Yunan’da ‘Ammon’ olarak tapılacak ve uğruna tapınaklar yapılmıştır. Romalılar antik Libya’daki Jupiter Amun tapınağından topladıkları ‘Amonyum Klorid’e Amun’un tuzu” diyeceklerdir. Beynimizdeki hippocampus (hafıza bölümüne) (long term memory) bölgesine sekil olarak koçboynuzunu andırdığı ve Amun tanrısının sembollerine benzediğinden “cornu ammonis” denilmiştir
Amen kelimesi İbranicede İngilizce çevirisiyle “So be it” yani  “öyle olsun” anlamında kullanılır. Tabii orijinalini yukarıda anlatıldığı üzere, Mısır’da bir zamanlar yasamış bir toplumun (Yahudiler), en büyük Tanrı kabul edilmiş olan Amen’e ibadet alışkanlıklarından kurtulamama olmaları oldukça nettir. Yahudiliğin etkileşimiyle  ve Mısır inançları senteziyle doğmuş bir din olan Hıristiyanlıkta da pek tabii “Amen” kelimesi atlanmamış, duaların sonunda ifade edilecek şekilde muhafaza edilmiştir. Hem eski Ahitte olan  (Tevratlar), hem de İncil’de ‘Amen’ sözcükleri defalarca kez kullanılmıştır. İncil’de İsa’ya karşılık gelecek şekilde “Amen” sözcükleri geçer.
Müslümanlar Namazlarının içinde defalarca kez “Amin” kelimesini kullanırlar. Dualarının ardında ve de  aralarında mutlaka “Amin” derler. Ama Müslümanların bilmediği bir noktaysa, “Amin” kelimesi Kuran’da bir kez olsun bile geçmez ve Hz. Peygamberin “Amin” kelimesini kullandığına dair hiçbir hadis rivayet edilmez. Bir sonraki namazınızı kılarken okuduğunuz Fatiha suresinin sonunda uzun uzun “Amin” çekerken eski Mısır Tanrısı olan  Amon-Ra’ya seslendiğinizi unutmayınız.

Kayıtlı